22 Aralık 2009 Salı
Sovyet Sonrası Estonya ve Kazakistan'da Devlet Merkezli Tarihyazımı Süreçlerinin Milliyetçilik Bağlamında Karşılaştırmalı Analizi
Sovyet Sonrası Estonya ve Kazakistan'da Devlet Merkezli Tarihyazımı Anlayışlarının Milliyetçilik Bağlamında Karşılaştırmalı Analizi
Özet
Küresel süreçte tarihyazımı konusunda devlet dıışı aktörler artan oranda etkinlik kazanmaktalarsa da, devlet, bu konuda önemini tamamen yitirmemekte, bu sayede birçok durumda kimlik inşası açısından belirleyici olabilmektedir. Devlet merkezli tarihyazımı süreçleri ise diğer taraftan, devlete hakim olan milliyetçilik anlayışının yurttaşlık-etnik kimlik skalasındaki konumunun saptanmasında temel göstergeler arasındadır. Bu çalışma'da Sovyet deneyimini paylaşmış ve benzer biçimde bağımsızlığa kavuşmuş iki devlet olan Estonya ve Kazakistan'da devlet merkezli tarihyazımı süreçleri milliyetçilik bağlamında karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Sovyet Sonrası Devletler, Estonya, Kazakistan, Tarihyazımı Süreçleri, Milliyetçilik
A Comparative Analysis of State Centred History Writing Processes in Post-Soviet Estonia and Kazakhstan in the Context of Nationalism
Abstract
Although non-governmental actors have increasingly become effective in history-writing practices during the globalization process, the state has not completely lost its significance. Thanks to this, state is still able to determine the identity construction processes in many cases. Furthermore, state-centred history-writing processes are among the basic indicators of state's stance on the scale of civic-ethnic nationalism. In this study, state-centred history writing processes in Estonia and Kazakhstan - two states that shared Soviet experience and gained independence in a similar way - are comparatively analyzed in the context of nationalism.
Key Words: Post-Soviet States, Estonia, Kazakhstan, History-writing Processes, Nationalism
19 Ocak 2009 Pazartesi
Gürcistan Savaşı: Öncesi ve Sonrası
08 Eylül 2008 Pazartesi
Türkiye'nin Avrasya Politikasını Yeniden Tartışmak
21 Nisan 2008 Pazartesi
21. Yüzyılın Küresel Aktörleri Konulu Söyleşi
28 Ekim 2007 Pazar
YENİ SOĞUK SAVAŞ KİTABIYLA İLGİLİ OLARAK RADİKAL GAZETESİ KİTAP EKİNDE YAYINLANAN YORUM YAZISI
26 Ekim 2007 tarihli Radikal Kitap
http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=ktp&haberno=6924
5 EKİM 2007 TARİHLİ YENİ ASIR GAZETESİ - ERKİN USMAN'IN KÖŞE YAZISINDAN...
Yüksek lisans derecesini 2003 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi SBE Kamu Yönetimi Bölümü'nde "Küresel Süreçte Türk Dış Politikası'nın Yeni Açılımları: Orta Asya ve Kafkasya" başlıklı teziyle aldı.
Kitaptan bir bölüm:
"Putin, Rusya ve Avrasya" da sergilenen tüm "görünenler" ve "gizler", Soğuk Savaş'ın geri geliyor olduğunun ilk işareti olarak gelebilir kimilerine. Özellikle kitap boyunca ayrıntılarıyla anlatılan, Putin yönetiminin Avrasya coğrafyasında uyguladığı hakimiyet stratejileri, Batı'yı içten bölme yönündeki gayretleri ve bu gayretlere "Yeni Avrupa" ve ABD'nin karşılıkları düşünüldüğünde...
http://www.yeniasir.com.tr/ya2007/10/05/index.php3?kat=yazar&sayfa=eusman&bolum=yazarlar
15 Ekim 2007 Pazartesi
YENİ SOĞUK SAVAŞ KİTABININ CUMHURİYET STRATEJİ'DEKİ ANALİZİ
SERTAÇ EŞ
Utku Yapıcı, Yeni Soğuk Savaş - Putin, Rusya ve Avrasya, İstanbul, Başlık Yay., Ekim 2007.
Cumhuriyet Strateji Dergisi 172. sayıya ulaştı. Geçen süreçte, dergimiz kendisini geliştirdi, yeniledi. Bu yöndeki çabamız sürüyor. Her geçen gün dergimizde yazı yazmak isteyen yazarların sayısı artıyor. Okurlarımıza sunacağımız yazıları seçerken daha fazla zaman ayırmamız gerekiyor. Dergimizin etkinliği ulusal ve uluslar arası çevrelerdeki okunma oranlarıyla kendini gösteriyor. Dergimize yazı yazan araştırmacılar, doğal olarak daha önce yaptıkları araştırmaları ve çalışmaları kitaplaştırmışlardı. Ancak, Strateji’de çıkan yazılarını kitaplaştıran şu ana kadar üç yazarımız oldu. Emekli general Nejat Eslen, araştırma görevlisi Barış Adıbelli ve son olarak da araştırma görevlisi Utku Yapıcı .
Eslen’in kısa ve öz yazılarını, düşüncelerini ve mesajlarını net bir şekilde verdiği yazılarını daha önce Truva Yayınları kitaplaştırdı ve okurlarına sundu. Kitap, Türkiye’de strateji alanındaki tartışmalara önemli bir boyut katabilir.
Barış Adıbelli ise Avrasya ve Çin konusunda sınırlı sayıdaki araştırmacılardan birisi…Strateji okurları kendisini yakından tanıyor. Çin’in politikalarına ilişkin çözümlemeleri, hem Türkiye’den hem de yurt dışından okurların dikkatini çekiyor. Adıbelli’nin Strateji’den çıkan yazılarını IQ Kültür Sanat Yayıncılık kitaplaştırdı.
Strateji okurları Utku Yapıcı’yı özellikle Rusya analizleriyle tanıyorlar. Yapıcı, İngilizce, Rusça ve Almanca biliyor, bu yeteneği araştırmalarına da yansıyor. Yapıcı 2004’ten başlayarak dergimize yazdığı yazılarını “Yeni Soğuk Savaş – Putin, Rusya ve Avrasya” başlığıyla kitaplaştırdı. Yapıcı’nın Avrasya’ya ve özellikle de Rusya’ya ilişkin tespitlerinin, Türkiye’nin Avrasya politikasına ilişkin görüşlerinin tek kaynakta toplanmış olması önem taşıyor. Çünkü ABD politikalarının Ortadoğu’da yoğunlaşması ve olumsuz etkilerinin yakıcı şekilde ortaya çıkması, ülkemizde bazı çevrelerin “Avrasyacılık” yaklaşımına yönelmesi sonucunu doğurdu. Bu kapsamda Putin Rusyası’nın hedeflerinin, “Rus Avrasyacılığının” akılcı ve sorgulayıcı bir mantıkla irdelenmesi önem taşıyor. ABD’ye oluşan duygusal tepki nedeniyle Şangay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİO) Türkiye’nin yönelmesini isteyen yaklaşımlara çeşitli çevrelerden “Avrasyacılık” eleştirileri de geliyor. Ayrıca kamuoyuna yansıyan bazı önermeler ve değerlendirmeler ise tarihsel perspektif içermiyor, güncel sorunları değerlendirmiyor, sağlam parametrelere dayanmıyor. Avrasyacılığı “soy birlikteliğine” indirgeyen “Turancı” yaklaşım da yine kamuoyuna yansıyor.
Yapıcı ise Rusya ve Orta Asya’daki Türk cumhuriyetlerine karşı Atatürkçü dış politikanın nasıl uygulanması gerektiğine ilişkin görüşlerini dergimizde okurlarıyla paylaşmıştı. Yapıcı Avrasya’ya yaklaşımda soy, din bağlarının önemini reddetmezken, ilişkilerin diplomasinin daha temel ilkeleri üzerine kurulması gerektiğini savunuyor. Bu ilişkilerin her şeyden önce Atatürk Türkiyesi’nin özelliklerini de içermesi gerektiğini vurguluyor. Türkiye ile Orta Asya’da Sovyet sonrası bağımsızlığını kazanan Türk cumhuriyetleri ile ilişkilerin “ağabey-kardeş” konumunda olmasına olumlu yaklaşmayan Yapıcı, “karşılıklılık” prensibi çerçevesinde “eşit taraflar” yaklaşımını savunuyor.
Yapıcı’nın Avrasya’ya yönelik önermelerinin içinde “Atatürkçü dış politika”nın günümüz koşullarına uyarlanmış biçimine ilişkin ipuçları da bulmak olası…
Yapıcı’nın yazılarında dikkat çeken bir diğer konu ise Rusya ve diğer Avrasya ülkelerine ilişkin tespitler, analizler…Örneğin Rusya’da güçlenen ırkçılığa ilişkin ilk kapsamlı değerlendirmeleri yine Yapıcı, Strateji’de yaptı. Yükselen ırkçılığın ekonomik, kültürel ve siyasal nedenlerini, politikacıların verdiği desteği yazılarında sergiledi.
Ayrıca Putin’in uygulamalarını, “faydacı” yaklaşımını, Gazprom’un küresel önemini Strateji aracılığı ile okurlarımızla paylaştı. Yapıcı’nın 4 yılda yaptığı araştırmalarını şimdi araştırmacıların, okurların tek kaynakta bulma şandı bulunuyor.
Yapıcı’nın dikkat çeken bazı yazılarının başlıklarını vermek, ilgilisi için daha faydalı olabilir.
“Putin Türkiye’yi Dışlamak İstemiyor”, “Rusya Çok Boyutlu Uygulamalara Yöneliyor”, “Kırgızistan’da Ekspres Devrime Giden Süreç”, Yuşçenko Batı’ya Yöneldi”, Putin’in Merkezi Yönetimi Güçlendirme Çabaları”, Rusya’da Irkçılık Yayılıyor”, Putin’den Yakın Çevreye Mesaj”, Kazakistan’da İnce Hesap”, “Rusya Mücadelede Öne Geçti”, Moldova’da Yükselen Rus Etkisi”, Rusya’nın Boru Hatları Diplomasisi…Gazprom Yayılıyor”, Çeçenya Sorununun Dünü, Bugünü, Yarını”, Tataristan’ın Özerkliğine Sınırlama”, Putin’in Avrasya Stratejisindeki Gelişmeler ve Çin”. Ayrıca Türkiye açısından ilgililerince mutlama okunması gereken bir yazı: “Türkiye İçin Nasıl Bir Avrasya Stratejisi?”.
Cumhuriyet Strateji, 15 Ekim 2007, S. 172, s. 23.